Kategori arşivi: Genel

YOUPRENEUR

Elimde bir kitap var. Senin için bir sayfayı açıyorum ve karşıma bir markanın perde arkası hikayesi çıkıyor. Markanın adı: Krispy Kreme. Amerikan çöreği olarak bilinen donat ve kahve zinciridir.

Bakalım bize ne diyor. Dinlemek için :

Hazırsanız başlıyorum.

… diyor Chris Ducker Youpreneur adlı kitabının 114.cü sayfasında.

Kitap 2014 yılında yazılmış ama Türkçe olarak ilk baskısı 2019 da yapılmış.

Kişisel markalaşmada geçerli dijital bir iş modelini anlatıyor ve kendi hayatından da başına geldiklerinden örnekler vererek yola çıkmış. Ara ara vaka çalışması örnekleri var.

Her olayın bir internet sitesi olduğu içinde bunları bir kanıt olarak değerlendirebilip onların neler yaptıklarına bir gözlem yapabiliyoruz. Akıcı bir kitap bir çok şeyi otomatik yaptığımız günlerde aslında bize arka tarafta işin planını anlatmış diyebilirim.

Ben Bahar, Baharın kitaplığında Chris Ducker Youpreneur adlı kitabını ele aldım. Umarım kitapseverlerin ilgisini araştırmak için çeker. #tavsiye Hoşcakalın.

MARTI

Martı – Jonathan Livingston

Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı.

Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu. Diye yazar martı adlı kitabın arka kapağında

Martı Richard Bach tarafından 1972 yılında yazılan bir öykü.

“Martıları anlatırken sıradışı bir martı olan Jonathon Livinston’un hikayesini anlatmakta. Bir yandan masal tadında kısa bir öykü okurken diğer yandan da insanlığı eleştiren bir kitap. Resmen okuyucunun yüzüne çarpıyor ders verir bir nitelikte. Bu yönüyle de edebiyat dünyasında yer bulmuş

Biraz kitaptan bahsetmek istiyorum. Geçenlerde bu kitabı internet aracılığı ile tanıştığım bir kitapsevere hediye ettim. Gerçi bir soru sormuştum ilk o cevap vermişti. Ben de hem bir teşekkür hem bir hatıra olarak martı adlı kitabı hediye ettim.  Bu kitabın adını çok duyardım ama okumamıştım. Bana bu kitap 10 sene önce hediye edildi. Bana hediye veren kişiye de hediye edilmiş,

ben de bu kitabı yeniden satın alarak başka birine hediye ettim. Tabi sonradan öğrendiğime göre benim hediye ettiğim kişi tam da kargosu eline ulaşmışken kendine bu kitabı sipariş vermiş. Yani şu an onda iki adet martı adlı kitap var. belki o da döngüyü kırmaz ve hediye eder. Sonuçta bir Jonathan olmak çok önemli.

Martımızın adı Jonathon Livinston, kendini diğer martı arkadaşlarından farklı görür. Onların amacı  karınlarını doyurmaktır. John için ise önemli olan yemek değil uçmaktır. Uçmayı büyük bir tutkuyla seviyordur.

Ailesinin tepkilerini ve söylemlerini buraya taşımayalım. Martımızın burada da kalbi kırılmasın . jonathan  Birkaç deneme yapar özgürce uçmaya karar verir. Şöyle bir sözü var kitapta. Martımız konuşuyor,  “Yaşamak için ne kadar çok neden var. Cehaletimizi kırabiliriz, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz!” diye düşünüyordur. Fakat olaylar beklediği gibi ilerlemez başına çok iş gelir.

3 bölümden oluşan kitabın ikinci bölümü, Jonathan’ın farklı bir gezegendeki hayatını anlatıyor. Orada arkadaş edinen martımız jonathan, 3. Bölümde ise geri evine dönüyor ve hikaye başlıyor… düşünsenize bir martı iken koca bir martı sürüsünden ve Jonathan’dan bahsediyorum.

Martı kitabı, konusu nedeni ile okunması için en fazla tavsiye edilen kitapların başında gelir. Bahar’ın kitaplığı’nda yeri pek bir güzeldir. Umarım okumamış olanlar en kısa zamanda edinirler veya ellerine bir hediye aracılığı ile geçer. Okuyarak kalın.

DÖRT ANLAŞMA

Söz büyüdür, insan, sözü kullanma yetisine sahip bir büyücüdür. Bazen sözlerimizin nereye gittiğini bilmeden konuşur dururuz.

Ben dumanlı aynayım aramızdaki dumandan ötürü birbirimizi tanımıyoruz. Syf:21 #tavsiye

Şimdi size Ayşegül Özkavukçudan aldığım hediye kitabımdan bir bölüm okuyacağım. Dinlemek için:

Bu okuduğum satırlar toltek bilgelik kitabı 4 anlaşmanın birinci bölümünden bir kesit. Yazarı Don Miguel Ruiz.

  1. anlaşma  kullandığın sözcükleri özenle seç diye başlıyor.

Kitabın  Içinde böyle önceden duymadığım ve bir kaç terim ve yer adları var. Kitap sonrası araştırma yapmak isteyenlere de güzel açık kapı bıraktığını söyleyebilirim.

Çoğu kişiden duymuştum. Böyle ele alınıp bir slukta okunabilecek bir kişisel gelişim kitabı gib değil. Evet akıcı ve düşündürücü hatta uygulamaya geçildiğinde dönüştürücü gücü yüksek bir kitap olduğunu kanıtlar nitelikte.

Kitaplığımda oldukça fazla sayıda kitabım var ve kitaplarımdan ufak notlarla bahsedeceğim. Toltek Bahar’ın Kitaplığı’nda yerini aldı. Bir sonraki kitabımda görüşmek üzere…

MOTİVASYON TEMELLİ PAZARLAMA

İşimiz pazarlama ise düşüncemiz insanlarda satın alma isteği yaratmanın yollarını bulmak. Bunu size Bahar’ın kitaplığından bir kitap ile çok kısa anlatmaya çalışacağım.

Kitabımızın adı “Motivasyon Temelli Pazarlama” Mediacat yayınlarından çıkmış bir kitap. Robert Imbriale #tavsiye

Motivasyon temelli pazarlama müşterilerin duygularından yola çıkarak gerçekleştirilen bir pazarlama yöntemidir.

Korku, Aşk, Bedava ürünler, Pazarlıklar, Çok Harcamadan Para Kazanma gibi başlıkları duygusal teknikler üzerinden açıklıyor.

5 ayrı alan ile ilgili (satış mektubu, internet sitesi, görsel ve basılı reklamcılık, radyo ve televizyon ile ilgili stratejiler var. Kitabın sonunda önemli pazarlama kaynakları belirtilmiş. Kullanıldığında işe yarar diyelim.

Bu kaynakları kullanma sırası şimdi siz de! Baharın kitaplığından şimdilik hoşca kalın.

LİDERLERİN KİTAPLIĞI

Merhaba, Ben Bahar, Baharın kitaplığına hoş geldiniz.

Liderlerin kitaplığı adlı kitaptan haberin var mı? Hadi gelin sizinle mutlu bir haberimi paylaşayım.

Sola unitas yayınları, sosyal medya üzerinden bir kitap kampanyası düzenledi.  Bunun için katılımcılardan sola unitas üzerinden aldıkları, okudukları bir kitabı 200-300 kelime ile yazmalarını istedi. Çünkü bir sürprizleri vardı.

Ben yazıp gönderdim. Yazımı web sitesinin blog bölümünde https://kitap.solaunitas.com/girisimlerinizin-basarisiz-olma-ihtimali-sizce-nedir başlığı ile yayınladılar. Üstüne bir de kendi istediğim olan hediye bir kitap kazandım.

Adı Liderlerin Kitaplığı. 8 bölümden oluşan kitap 49 liderin ayrı ayrı biyografisine, değerli kitap özetlerine ve liderlik hedeflerine ulaşmak için okudukları bu kitapları nasıl analiz ettikleri hakkında geniş bilgiler sunuyor.

Sonlara doğru, yazma yayınlama, kendimize ait bir kitaplık oluşturabilme kültürü, okuma ve yönetme gibi bölümler ile de bizi yönlendiriyor.

İyi bir liderlik için çok etkin bir yol haritası artık elimizde.

Ben  kendi kitaplığımdan seçtiğim farklı bir kitabı neden seçtiğimi ve onu nasıl kullandığım ile ilgili notlarımı paylaşacağım. Size belli bir gün vermiyorum. Ben araştırıp notlarımı alırken, sizin akışınıza düştüğünde bu tamamen sürpriz olsun. Yazılı bilgi notlarımı sesli kitaplık oluşturmak için de kullanacağım. Hepsi sosyal medya hesaplarımda kayıtlı olacaktır.

Baharın kitaplığında kilit yoktur.

Görüşmek üzere…

Müşterilerinizin Kalbini Kazanacak 5 Sadakat Stratejisi

Başarılı bir işletmenin kalbinde sadık müşteriler yatar. Yeni müşteriler kazanmak elbette önemlidir, ancak mevcut müşterilerinizle olan ilişkinizi geliştirmek ve onları markanıza bağlı hale getirmek çok daha karlı ve kolaydır.

Bu blog yazısında, müşteri sadakatini nasıl artırabileceğinize dair 5 basit strateji paylaşacağım. Bu stratejileri uygulayarak, müşterilerinizle daha güçlü bir bağ kurabilir, tekrarlayan satışları teşvik edebilir ve markanızı savunan bir topluluk oluşturabilirsiniz.

1. Çevrimiçi Bir Topluluk Oluşturun:

Müşterilerinizin birbirleriyle ve markanızla etkileşime girebileceği bir platform oluşturmak, sadakati artırmanın harika bir yoludur. Bu platform, web sitenizin bir uzantısı veya Facebook gibi bir platformda barındırılan özel bir grup olabilir.

Topluluğunuzda haberler, güncellemeler, özel indirimler ve tartışmalar sunarak, müşterilerinizin markanızla daha fazla bağlantı kurmasını sağlayabilirsiniz.

2. Mükemmel Ürün veya Hizmet Sunun:

En iyi pazarlama stratejileri bile, kalitesiz bir ürün veya hizmet karşısında işe yaramaz. Müşterilerinizin tekrar tekrar size gelmesini istiyorsanız, onlara en iyisini sunmanız gerekir.

Ürünlerinizin veya hizmetlerinizin en yüksek kalitede olduğundan emin olun ve müşteri geri bildirimlerine kulak verin.

3. Müşteri Hizmetlerinizi Mükemmel Hale Getirin:

Satış sonrası müşteri hizmeti, müşteri sadakati oluşturmada kritik önem taşır. Müşterilerinizin sorunlarını hızlı ve etkili bir şekilde çözmek için her zaman hazır olduğunuzdan emin olun.

7/24 destek, canlı sohbet, sosyal medya ve telefon desteği gibi çeşitli müşteri hizmetleri kanalları sunun.

4. Sosyal Medyada Gerçek ve Şeffaf Olun:

Müşteriler, samimi ve gerçek olan markalara güvenir. Sosyal medyayı, markanızın insani yönünü göstermek ve müşterilerinizle doğrudan etkileşim kurmak için kullanın.

Canlı yayınlar, soru-cevap oturumları ve arkadaş canlısı paylaşımlar yoluyla takipçilerinizle bağ kurun.

5. Müşteri Sadakat Programı Başlatın:

Müşterilerinizin sadakatini ödüllendirmek, onları tekrar tekrar satın almaya teşvik etmenin harika bir yoludur. Puan biriktirme, özel indirimler ve erken erişim gibi avantajlar sunan bir sadakat programı oluşturun.

Müşteri sadakati oluşturmak zaman ve çaba gerektirir. Ancak, bu 5 basit stratejiyi uygulayarak, müşterilerinizle daha güçlü ilişkiler kurabilir ve işletmenizin başarısını uzun vadede güvence altına alabilirsiniz.

PHOTO BY: ZİNRELO… ÇOK GÜZEL DEĞİL Mİ 🙂

Marka Bağlılığının Gizemli Dünyası

Marka sadakati… Duydunuz mu? Son zamanlarda çok konuşulan bir konu. Bazıları bunun bir efsane olduğunu, bazılar ise hala mümkün olduğunu söylüyor. Peki gerçek nedir?

Marka Sadakati Öldü mü?

Bazı araştırmalar, milenyum kuşağının fiyat ve kaliteye daha fazla önem verdiğini ve bu nedenle marka sadakatinin eskisi kadar önemli olmadığını gösteriyor.

Ancak diğer araştırmalar, tüketicilerin hala markalara sadık olduğunu ve tekrar tekrar aynı markaları tercih ettiğini gösteriyor.

Bazıları, marka sadakatinin öldüğünü söylüyor. Gençler fiyat odaklıymış, her şeyi anında karşılaştırıyormuş ve markalara bağlılık duymuyormuş. Acaba doğrusu bu mu?

Hayır! Araştırmalar, marka sadakatinin hala çok önemli olduğunu gösteriyor. Tüketicilerin çoğu aynı markaları tercih ediyor ve hatta bazıları rakiplerden daha iyi ürünler sunulsa bile sevdikleri markalara sadık kalıyor.

Peki, bu sadık müşterileri nasıl elde edebiliriz?

Gerçek hangisi?

Cevap: Her ikisi de!

Marka sadakati hala önemli, ancak eskisi kadar basit değil. Günümüzde tüketiciler, sadık kalacakları bir markadan daha fazlasını istiyor.

Peki, markalar bu gizemli marka sadakatini nasıl kazanabilir?

Marka Bağlılığının 5 Psikolojik Anahtarı:

1. Yenilik:

Tüketicilerin ilgisini çekmek için yeni ve farklı bir şeyler sunmanız gerekiyor. Rakiplerinizden sıyrılın ve unutulmaz bir deneyim yaşatın.

2. Olumlu Deneyimler:

Müşterilerinize iyi hissettiren deneyimler sunun. Onları mutlu edin ve markanızla güçlü bir bağ kurmalarını sağlayın.

3. Topluluk Oluşturma:

Müşterilerinizin birbirleriyle etkileşime girebileceği bir platform oluşturun. Bir aidiyet duygusu yaratarak sadakati artırın.

4. Kimlik:

Markanızın kişisel bir kimliği olsun. Müşterilerin kendilerini markanızla özdeşleştirebilmeleri için bir hikaye anlatın.

5. Ödüllendirme:

Sadık müşterilerinizi ödüllendirin. Onlara özel indirimler, erken erişim ve diğer avantajlar sunarak onları mutlu edin.

Sonuç:

Marka sadakati, zor bir iş olabilir. Ama imkansız değil. Bu 5 anahtarı kullanarak siz de güçlü ve sadık bir müşteri kitlesi oluşturabilirsiniz.

KOALA’DAN MARKA

Çok uyuyan bir koaladan marka olur mu? Koala’lar günde ortalama olarak 20 saat uyur ve kalan 4 saatte yaklaşık 100 kere esnermiş.

Koala bir Avustralya hayvanı ve bize çok uzak ama bakın neler var. Uyku üzerinden eşleştirilerek markalar zihinlere kazınmış.

Sevimli Koala’lar bizde olsaydı nasıl pazarlardık?

Marka kimin ilgisini çekecek, uykuya düşkün insanlar mı, rahatlama ve dinlenme arayanlar mı, yoksa koalaları sevenler mi sorularına cevap aramamız gerekir. Hedef kitlenin net bir şekilde tanımlanması ve markanın onlarla nasıl bağlantı kurabileceğinin belirlenmesi önemlidir.

Diğerlerinden nasıl sıyrılacak? Farklı bir isim, logo veya pazarlama mesajı mı olacak? Markanın, onu rakiplerinden ayıran ve hedef kitlenin ilgisini çeken net bir değeri olmalıdır.

İnsanların zihninde kalacak kadar akılda kalıcı mı? Koala sevimli ve ikonik bir hayvan olsa da, markanın onu diğer koala temalı ürünlerden veya hizmetlerden ayıran benzersiz bir özelliği olmalıdır.

Asıl tema uyku olunca da burada biraz kafalar karışıyor.

Çok uyuyan bir koala olumsuz algı verebilir. Uyku, tembellik ve hareketsizlik ile ilişkilendirildiğinde bu durum, özellikle enerji ve dinamizm gerektiren ürünler veya hizmetler sunan bir marka için dezavantaj oluşturur.

Koalaların uykuya olan düşkünlüğü geniş bir hedef kitleye hitabı zorlaştırabilir. Uyku ile birlikte ilgi çekici hale getirecek özgün bir kimlik oluşturmamız gerekir.

Bunun içinde olumlu çağrışımlar yaparak markalar bunun üstesinden gelmiş. Uyku genellikle rahatlama, dinlenme ve huzurla ilişkilendirilir. Marka, stresi azaltmaya veya daha iyi bir uyku çekmeye yardımcı olan ürün veya hizmetler sunar. Benzersiz bir hikaye, hoş, eğlenceli bir görsel, maskot, müzik, mizahi bir yaklaşım bunların hepsi olumsuz algıyı yeniden çerçevelemek için kullanılabilir.

Koalalar, Avustralya’nın ikonik hayvanıdır ve habitat kaybı gibi tehditlerle karşı karşıyadır.

Markalar burada da yaratıcı bir yaklaşımla, çok uyuyan bir koala bile olsa buradan güçlü ve unutulmaz bir marka kimliği oluşturabilmeyi başarmışlar.

Hatta birçok markanın koalaların korunması ile ilgili taahhütleri var.

  • Sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk ile markalar koala koruma kuruluşlarına bağış yapıyor. Yaşadıkları habitatları korumaya yardımcı oluyorlar.

Markalar:

  • Koala Mattress: Rahat ve destekleyici yataklar üreten bir şirket.
  • The Koala Foundation: Koalaların korunmasına adanmış bir kar amacı gütmeyen kuruluş.
  • Sleepy Koala: Doğal uyku ürünlerine odaklanan bir Avustralya markası.

Sonuç olarak, çok uyuyan bir koaladan yola çıkılarak sunulan ürünler etik ve sürdürülebilir bir şekilde pazarlanırsa güçlü bir marka oluşturulur.

  • Uyku ürünleri satan bir şirket, maskotu olarak çok uyuyan bir koala kullanabilir ve ürünlerinin rahat bir uyku sağlayacağını vurgulayabilir.
  • Meditasyon uygulaması sunan bir şirket, koalanın sakin ve huzurlu doğasını kullanarak stres atma ve rahatlamaya yardımcı olacağını belirtebilir.
  • Çocuk kitapları yazan bir yazar, uykuya dalmakta zorlanan çocuklar için sevimli bir koala karakteri yaratabilir.

MARKA SADAKATİMİ ÖLÇ

Sadakat sözcüğünün anlamı Türk Dil Kurumuna göre içten bağlılık, sağlam, güçlü dostluk olarak ifade edilir. Marka sadakati, tüketicinin marka ile kurduğu duygusal bağ olarak tanımlanır. Tüketicinin aynı markayı tekrar tekrar satın almasıdır. Bir markanın müşteri tarafında tercih edilerek markaya sadık kalarak satın alınması sürekliliği sağlanan tutundurma faaliyeti ile mümkündür. Marka sadakati, sadece anlık ihtiyacı karşılamakla kalmaz gelecek dönemde de tüketicinin belirlediği markayı yine tercih etmesine olanak verme olarak verir.

Marka sadakati ile ilgili görüşlere bakıldığında, David Aaker “Marka sadakati, müşterilerin markaya olan tutkunluk ve bağlılık derecesini göstermektedir” der. (Aaker, 1991).  

Howard ve Sheth (1969) “Marka sadakati yüksek düzeyde olan müşteriler, rakip markaları satın almaktan kaçınırlar ve marka sadakatinin artmasıyla marka satışlarının da arttığını belirtmişlerdir.

Bir markayı sürekli kullanmaya ona sadık kalmaya etki eden faktörler bulunur. Bunların başında her ne kadar markanın bilinirliği yer alsa da müşteri olarak markadan beklenti, ihtiyaçlara yönelik markanın yeterliliği, markanın sağladığı deneyim, markaya güven ve kendi çevremizin onayı markaya olan sadakat bağını arttırıcı unsurlardır.

Her satın alım sonrasında hissedilen memnuniyet, tutumsal bir sadakat yaklaşımı olarak görünerek hizmete duygusal bağlılık olarak tanımlanır. Ürünün performansı, markayı tavsiye etme hatta markanın içinde yer aldığı sosyal sorumluluk kampanyaları da marka sadakatinin sürekliliğini sağlamaktadır.

Marka Sadakatinin Gerçekleşmesi 4 aşamada gerçekleşir.

· Bilişsel Sadakat 

· Duygusal Sadakat 

· Davranışsal Sadakat 

· Eylemsel Sadakat

Bilişsel sadakat, müşterinin markanın faydalarıyla ilgili sahip olduğu bilgi dahilinde marka alımını gerçekleşmesi ve o markayı, o işletmeyi seçimi olarak tanımlanan ilk aşamadır. Duygusal sadakat ile markaya karsı olumlu bir tutumun gelişir. Üçüncü aşama olarak bilinen davranışsal sadakat markaya karsı olumlu tutumum ve tekrar satın alma davranışının devam ettiği aşamadır. Sadakatin en yoğun olduğu aşama eylemsel sadakat olarak adlandırılır. Müşteri ne olursa olsun, markaya karşı güçlü tutumunu sürdürür ve markayı satın alma sürekliliğini devam ettirir. Müşteriyi elde tutma ve değerlendirme için marka sadakatini ölçmenin en iyi yolu müşteri anketleridir. 

Markanızı satın almış tüketicilerden geri bildirim toplayarak markanızın sadakat oluşturmada hangi aşamada olduğunu değerlendirebilirsiniz.

Marka sadakati anket değerlendirimi nasıl yapılır?

Anketler, birçok farklı konuda sadakati değerlendirerek bir veri sağlayabilen kontrol mekanizmalarından biridir. Müşteri eğilimi, müşterinin markaya duyduğu güven, markanın itibarı, güvenilirliği ile ilgili sonuçlar marka sadakatini anlamamıza yardımcı olur.

Müşteri memnuniyeti soruları ürünlerinizin veya hizmetlerinizin genel olarak müşteri beklentisi ile ilgili olup olmadığını anlamanızı sağlar. Sadakat, müşteriler zaman içerisinde aynı markadan yeniden alışveriş yaptığında oluşur. Müşterilerde bu bağlılığı ortaya çıkaran şeyin ne olduğunu öğrenmeye çalışmak gerekir.

Bu nedenle en başta tüm markalar, kendi marka sadakati sağlamak için müşterilerinin güvenini kazanmalı ve korumalıdır. Özellikle kişisel bilgiler gibi hassas bilgilerle çalışılıyorsa, müşterilerinizin markanıza karşı duyduğu güven duygusunun seviyesini değerlendirebilirsiniz.

Marka itibarınız her şeydir. Marka itibarı, müşterilerin belirli bir markaya gösterdiği saygıyı temsil eder. Markanın tanınma düzeyi ile kıyaslanmamalıdır. Marka itibarı, bir markaya duyulan olumlu his ile ilgilidir. Bir markaya aşina olmak ve Bir markaya saygınlık hissetmek aynı dengede olan kavramlar içinde yer almaz

Tüm bunlarla birlikte markaya olan güven, değer müşterinin markayı algıladığı kalite doğrultusunda beklentilerini karşılayabilmesi ile ilgilidir. 

Tüm yapılan çalışmalar da işletmelerin marka sadakati geliştirmeleri ve doğru bir şekilde sürdürmelerin için markanın tüketicilerin zihninde doğru konumlandırılması gerekmektedir. İşletmeler, reklam ve tanıtım faaliyetleri ile müşterinin ihtiyacına yönelik piyasadakinden farklı olarak ne sunduğu ile ilgili özellikler vurgulanmalıdır. Müşterinin zihnine yerleşecek bu yöndeki her tür algı marka sadakatinin oluşması açısından önemlidir. 

Kişisel Markanızı Oluşturmadan Önce…

Kendi sesini kulağına fısıldadın mı?

Kişisel markalaşma en çok konuşulan konularından biri. Aman tanrım geç kaldım demek bile aslında kendine farkında olmadan geç kalmak demektir. Şimdi gelin bir başlangıç yapalım.

Merhaba bu yazı dizimde,

Kişisel markalaşma hakkında merak edilenleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Kendinizi tanıma yolculuğunuza ek kişisel markanızı oluşturma, dijital kimliğiniz, ayak izlerimiz, göz izlerimiz, her nerede nasıl bir iz bıraktıysak iyi ya da kötü, güzel veya çirkin… doğru mu yaptım yoksa yanlış mı diye siz düşünedurun…. Ben yazayım, siz okuyun ne dersiniz?. İlgili konularda destek alacağınızı umuyorum. Ben haftada bir kere, hafta sonu günleri (cumartesi veya pazar günlerinden birinde) seninle sohbet edeceğim. Eğer bir karışıklık olur da yazamaz isem mutlaka sonrasında haber veririm.

Ben uzun yıllar kurumsal iletişim ve marka alanında çalıştım. Seni buraya yönlendiren yazımda dijital evim den bahsetmiştim. (Aslında substack üzerinden bu yazı dizinine başlamıştım. sonrasında kendi bloguma da almaya karar verdim.) Misafirim olabilirsin. Kapım iyi niyetli herkese açık. Marka alanında içerik üretmek, mentorluk yapmak, danışmanlık süreciyle ilerlemek bana oldukça keyif veriyor. Tabii bir de işin dijital postacı tarafı var. Yeni yıla girmeden önce başlayan 24 gün öncesinde 24 mektup yazdığım kişisel ve kurumsal bir grubum var. Onlara marka, iletişim, pazarlama hakkında mektuplar gönderdim. Sonradan mektupları topluca temin etmek isteyenler mektuplara ulaştı. Böyle başlayan mektup yolculuğu şimdilerde bir arkadaşınıza gönderilmek üzerine sizin adınıza mektuplar yazmam ile devam ediyor.

Aldığın bu e-postayı,

Kişisel markalaşma adına bir mektup gibi düşünebilirsin. Bu nedenle çok resmi olamayacağımı baştan söyleyeyim. Rehber niteliğinde hazırladığım notlar ile potansiyelinizi keşfederek adım adım kişisel markanızı inşa etme konusunda size yol gösterebileceğini düşünüyorum.

Hadi bakalım. Girizgahı çok uzattım. Konumuza dönelim 🙂

Eğer, bire bir online ilerlediğim kişisel marka mentorlüklerinden birinde olsaydın sana bu soruyu sorduğumda 2 dakika düşünme payın olurdu. Ben de 2dk Google Meet Meditasyonu yapardım. (Yazıyı bitirdikten sonra Google Meet Meditasyonu nedir diye arama yapma sakın onu ben buldum.)

Kişisel Markalaşma Nedir?

Aslında literatüre göre Kişisel markada aynı kurumsal marka oluşturma gibidir. Gerçekten bir farklı yok. Sadece kavramların yeri farklı. Kişisel marka sizin bireysel düzeyde temsil edilmeniz ile ilgili.

Kişisel marka ünlü olmak mıdır?

Zengin,

Sanatçı,

Artist,

Akademisyen,

Üst düzey,

Influencer ( fenomen bilerek demedim= Türkçe karşılığında hala bir anlam kargaşası yaşanıyor. Henüz doğru karşılığı bulunamadı)

Kişisel markalaşmanın temsili; bir sestir.

Kimin sesi?

Senin sesin.

Nasıl bir ses?

Tok, akıcı, gür… ya da bunların hiç biri!

Sesin güzelliği değil, nasıl konuştuğun önemli desem…

Biraz yerine oturmaya başladı mı?…

Kişisel marka senin kişiliğinin içinde bilinmesini istediğin konuları oluşturmayı ve onu sahiplenmeni içerir. Çok konu var çoook o kadar çok ki. Sen bile senin içinde bu konuların nerede olduğunu bilmiyorsun ama hepsine sahipsin. Aynı adını sahiplendiğin gibi.

Adınız ve soyadınız nedir diye sorsam hemen cevaplarsınız.

İşte o ses sensin.

Sen kendindeki bir sesi temsil ediyorsun. Bu bazen bir cümle, bazen bir şiir dizesi bazen arkadaşlarınızın size taktığı bir rumuz olabilir. Ne olursa olsun. Önceliğin senin kendini nerede konumlandırdığındır. Sesin, dönüşümünün nerede başladığı ve bunu kendinde nasıl birleştirmen gerektiğidir. O ses seninle doğdu. Bul ve keşfet. Hayatta çok şey buluruz, bulduğumuzu sanarız. Oysa asıl ö’z’e bakarsak anlarız ki; bulduğun değil keşfettiğin seninle ilerler.

Bir sonraki Marka Mentor mektubunda görüşmek üzere…

Sen kendi marka tanımını yazmak istersen elbette paylaşabilirsin. Seve seve okurum.